Üye Girişi
Kullanıcı Adınız
Şifreniz
Kurstan Kareler

TRAFİK ADABI

ADAP VE TRAFİK

 

Adap denince ne anlıyorsunuz?

Trafik adabı denince ne anlıyorsunuz?

Neden trafikte adap kurallarına uymalıyız?

TARTIŞINIZ…

•          Yazılı Kurallara Uyma

•          (denetim ve ceza korkusu olmadan)

•          NASIL?

•          Farkındalık Yaratarak

•          Yazılı Olmayan ve trafik içerisinde karşılıklı anlayış ve empati gerektiren  davranışları oluşturma ve bu davranışları alışkanlık haline getirme

Yazılı Kurallara Uyma:

Denetim ve Ceza Korkusu Olmadan

•       Sürücü, araç kullanırken yapacağı bir kural ihlalinin sonucunun sadece maddi cezası olduğunu düşünmemelidir.

•       Trafik içinde yapacağı bir kural ihlalinde, kendi canını ya da sevdiklerinin canını tehlikeye attığının da farkında olmalıdır.

•       Bu farkındalığı kazanmak için yapılması gereken ise trafikteki bütün kuralların nedenini öğrenmektir.

•       Bilgi olmadan farkındalık oluşmaz.

–      Bu nedenle de bir sürücü adayı her bilgiyi özümsemeli, her kuralın altında yatan güvenlik gerekçelerini sorgulamalı, öğrenmelidir.

•       Trafik içinde,

•        sorumluluk,

•        yardımlaşma,

•       tahammül, saygı,

•       fedakârlık, sabır vb.

•       değerlere sahip olabilme yetisi.

•        

•       Trafikte temel değerler

–      sorumluluk

–      yardımlaşma

–      tahammül

–      nezaket ve saygı

–      Feragat ve fedakarlık

–      Sabır

–      Trafik kültüründe birbirini uyarma

Sorumluluk:

–      Sorumluluk; kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi anlamına gelmektedir.

–      Sürücü, trafik içindeki davranışlarının sorumluluğunu hem kendine hem de diğer yol kullanıcılarına karşı üstlenebilmelidir.

–      Davranışlarının sonuçlarını düşünerek, hareket etmelidir.

–      Çünkü sürücü belgesi sahibi olmak demek, topluma bir ‘söz’ vermek demektir.

–      Söz veriyorum»

Sürücü, bu belge ile

–      “ben bir canlıyı öldürme ve çevreye zarar verme potansiyeli olan ‘aracı’ güvenli bir şekilde ve kimseye ve hiçbir şeye zarar vermeden kullanmak için gerekli bilgileri öğrendim ve bu bilgileri uygulamak için gerekli olan kişilik özelliklerine, yetişkinliğe ve sorumluluk duygusuna, psikolojik ve fiziksel uygunluklara sahibim”

                demektedir.

TRAFİKTE TEMEL DEĞERLER

YARDIMLAŞMA

•       Yardımlaşma, karşılıklı yardımda bulunma anlamına gelmektedir.

•       Yardımlaşmanın olduğu ortamlar, stresten uzak, insanların daha sakin ve huzurlu olduğu ortamlardır.

•       Yardımlaşma ile sorunlar kısa sürede ve yapıcı bir biçimde çözülür.

•       İnsanlar Neden Yardım Eder? 

•       İnsanlar yeme  içmeye karşı doğuştan bir eğilime sahip oldukları gibi başkalarına yardım etmeye de doğuştan eğilim gösterirler. 

Trafikte Yardımlaşma Neden Önemlidir?

•       Birlikte yaşam, yardımlaşma olmadan sürdürülmesi zor bir hale gelmektedir.

•       Trafik ortamı, tüm yol kullanıcılarının birlikte hareket ettiği, birbirinin olumlu ya da olumsuz davranışlarından etkilendiği bir ortamdır.

•       Bir kişinin olumlu ya da olumsuz bir davranışının tüm yol kullanıcılarını aynı şekilde etkilediği bu ortamda yardımlaşmanın önemi oldukça öne çıkmaktadır.

•       Özellikle trafikte dezavantajlı gruplar olan çocukların, yaşlıların ve engellilerin yardıma daha fazla ihtiyacı olabilir.

•       Trafikte Yardımlaşma Neden Önemlidir?

•       Hayatımızın her döneminde insanlara yardımcı olmak bir insanlık değeri olduğu gibi trafikte bu değerin daha da ön plana çıkarılması gerekir.

 

TAHAMMÜL

Tahammül denince ne anlıyorsunuz?

Trafikte tahammül sahibi olmak ne demektir?

•       Tahammül; insanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme ya da katlanabilme gücü olarak tanımlanmıştır.

•       Kendi görüşünüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere, sabırla ve taraf tutmadan katlanabilme özelliğidir.

•       Bir sürücü, trafik ortamında farklı özelliklere sahip sürücüler, yolcular ve yayalarla birlikte araç kullanmak durumundadır.

•       Bunların içinde, kurallara uymayan sürücüler ve dikkatsiz yayalar olabilir.

•       Sürücünün, bu kişilerin yanlış davranışlarına öfkelendiğinde, bu öfkesini bastırıp tahammül edebilmesi şüphesiz ki çok güçtür.

Trafik içinde istenmeyen durumlara öfkelenmek ve bu öfkeyi belli etmek yerine tahammül edebilmek çok daha huzurlu bir trafik ortamı yaratacaktır

NEZAKET VE SAYGI

•       Nezaket, başkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma anlamına gelmektedir.

•       Saygı ise değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu anlamına gelmektedir.

•       Başarılı iletişimin en önemli kuralı karşınızdaki kişinin varlığına saygı göstermektir.

•       Nezaket ve saygı değerleri de ülke insanımızın içinde olan değerlerdir.

•       Örneğin, bir kapıda karşılaşan iki kişi kapıdan geçmek için birbirlerine yol verirler.

•       Bu değeri trafik ortamında yansıtabilmek çok önemlidir.

•       Başka bir deyişle, diğer yol kullanıcılarına saygı göstermek önemlidir.

•        Çünkü trafikte davranışlarınızı saygı ile sergilediğiniz her durumda daha huzurlu, sakin, stresten uzak bir ortamın hem kendiniz hem de diğerleri için oluşmasına neden olursunuz.

•       Trafik kurallarına uymak daha kolay ve alışkanlığa daha çabuk dönüşür bir hal alır.

•       Trafik güvenliğinde sürekliliği sağlayan en önemli faktörlerin başında “saygı” gelmektedir.

FERAGAT VE FEDAKÂRLIK

•       Feragat ve fedakârlık, bir amaç uğruna ya da gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi yararlarından vazgeçme, hakkından kendi isteğiyle vazgeçme, özveri anlamına gelmektedir.

                                                             

•       Bazı durumlarda, trafik ortamında hak kendinizden yana iken bile bu hakkınızı diğer sürücüye vermek size bir                şey kaybettirmeyeceği gibi daha huzurlu bir trafik ortamı sağlamaya katkıda bulunacaktır          

SABIR

Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.” atasözü size neyi hatırlatıyor?

Karşıdan karşıya geçen bir yaya için araçların beklemesi trafiğin sıkışmasına sebep olmaz mı?

Bu konuda sürücünün sabırlı olup, beklemesi uygun mudur?

•       Sabır, en kısa tanımıyla, zorluğa karşı göğüs germek anlamına gelmektedir.

•       Diğer bir deyişle, yaşanan olumsuz durumu kabullenmek, çözümü yönünde çaba sarf etmek ve uygulanan çözüm faaliyetlerinin sonucunu beklemektir.

•       Olaylar yalnızca bizim kontrolümüzde değildir.

•       Yaşam çoğunlukla bizim dışımızdaki unsurlar tarafından yönlendirilir.

•       Benzer şekilde trafik ortamı da her zaman sürücünün kontrolünde olan bir ortam değildir.

•       Diğer yol kullanıcıları, yol ve hava koşulları gibi pek çok şeyin sürücünün kontrolü dışında gelişmesine neden olur.

•       Potansiyel olarak tehlikelerle ve beklenmedik olaylarla dolu olan ve sürücünün kontrolü dışında ki bu trafik ortamında zorluklarla sağlıklı bir şekilde baş etmek için sabır olmazsa olmazdır.

•       Sabırlı olmak stresle baş etme konusunda da önemli bir özelliktir. Genel olarak, sabredemeyen kişilerin stresle de olumlu baş etme konusunda sorun yaşadıkları bilinmektedir.

•       Hayatın her alanında ihtiyaç duyulan sabır değeri trafik içinde çok daha büyük önem taşımaktadır.

•        Trafikte, kırmızı ışıkta beklemek, sabır gerektiren bir davranıştır.

•       Ancak burada gösterilen sabır, kırmızı ışıkta geçmenin bir trafik kural ihlali olması ve bu ihlalin bir cezası olması nedenleri ile sürücüler için bir zorunluluk haline gelmiştir.

•       Önemli olan trafik içinde cezası olmayan durumlarda da sabır gösterebilmektir.

TRAFİK KÜLTÜRÜNDE BİRBİRİNİ UYARMA

•       Birlikte yaşadığımız trafik ortamında, bir kişinin yaptığı olumlu ya da olumsuz bir davranış hepimizi etkiler.

•        O kişinin belki de farkında bile olmadan yaptığı o davranış hiçbir suçu olmayan bir başka kişinin ölümüne, yaralanmasına ya da ömür boyu sakat kalmasına neden olabilir.

•       Dolayısıyla, trafik içinde hatalı davranış sergileyen bir sürücüyü uyarmak hem o sürücünün hem de trafikteki diğer sürücülerin kaza yapma ya da olumsuz bir durum oluşturma riskini azaltacaktır.

Ancak bu uyarı, nezaket ve saygı çerçevesinde yapılmalıdır.

Empati

Trafikte, siz beklerken, birisi önünüze geçse ne hissedersiniz?

•       Empati (duygudaşlık), bir olay ya da bir durumda karşımızdaki kişi hakkında herhangi bir yargıda bulunmadan önce kendimizi onun yerine koyarak, olayı/durumu onun gibi yaşamamız.

–      “ben onun yerinde olsaydım nasıl hissederdim, düşünürdüm, davranırdım”

•       Trafik adabı açısından da empati çok ciddi bir öneme sahiptir.

–      Sürücü trafikte diğer yol kullanıcıları ile sürekli iletişim içindedir.

–      Aracını hareket ettirmesiyle birlikte iletişim başlar ve aracını park edinceye kadar da bu iletişim sürer.

•       Örneğin, sola ya da sağa dönüş yapmadan önce sinyal vermek bir iletişimdir.

–      Trafik kuralları bu iletişimi sağlıklı, güvenli ve herkes için standart kılabilmek için vardır.

–      Ancak trafik adabı bu kuralların o toplumda ne şekilde ve ne standartta uygulandığını belirlediği için ayrı bir yere sahiptir.

•       Hiçbir toplum 24 saat trafik zabıtası tarafından denetlenemez.

•       Toplum yararına, kesintisiz denetim, trafik adabı ile mümkündür.

Yüksek empati kurabilen bir toplumda da trafik adabı diğerinin hakkını dikkate alan görgü kuralları üzerine kurulmaktadır.

Diğergamlık

Başkalarının size nasıl davranılmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın.

•       Diğergamlık, özgecilik ve saf yardım etme güdüsü olarak da ifade edilmektedir.

•       Diğergamlık, yardım etme davranışının bir alt kategorisidir. Başkasının çıkarına davranma olarak tanımlanmaktadır.

•       Diğergamlık ile empati arasında önemli bir ilişki vardır. 

•       Empati, kişiyi başkalarına yardım etmek üzere harekete geçirir.

•       Toplum yanlısı davranışlar diğer insanların refahına katkıda bulunmaktadır.

Öfke Yönetimi

•       Sözlük tanımı: güçlü bir husumet duygusudur. Hoşnutsuzluğun doğurduğu yoğun bir duygusal durum anlamına gelir.=kızgınlık, hiddet, gazap.

•       Öfke, günlük hayatımızda önemli yere sahip duygularımızdan biridir.

•       Evrenseldir. Her kültürde çeşitli şekillerde yaşanan bir duygudur.

•       Kimi zaman kısa süreli, orta şiddette ve hatta kişiye faydalı,

•       Kimi zaman ise çok şiddetli, yoğun, sürekli ve tahrip edici olabilmektedir.

•       Öfkenin engellenme, benlik saygısının zedelenmesi, gururun kırılması gibi nedenlerle ortaya çıktığı bilinmektedir.

•       Haksızlığa neden olan kışkırtıcı davranışlar da öfkenin en önemli nedenlerindendir.

•       Öfke planlanmaz.

•       Saldırı, engellenme, haksızlığa uğrama, eleştirilme, küçümsenme  gibi durumlarda ortaya çıkar.

Öfkenin ifade biçimleri:

•       İnsanlara yönelik fiziksel saldırı

•       Objelere yönelik fiziksel saldırı

•       Sözel saldırı veya bağırma

•       Bastırma

•       Kendini eleştirme

•       Dikkati başka konuya çekme

•       Zulmetmek

Öfkenin ifade biçimlerinden bazılarıdır.

Öfke ne işe yarar?

•       Kişiye güç verir

•       Kişinin duygularını daha da kabartan,
rahatsız edici davranışları önler.

–      Öfke sayesinde engellendiğini anlar, kendine zarar vermez.

•       Diğer insanlara karşı olumsuz duyguların dışavurulmasını kolaylaştırır.

•       Kişiyi, isteklerini elde etme konusunda daha atılgan bir hale getirir.

•       Kişinin, kendisini önemli, üstün ve haklı hissetmesini sağlar.

Öfkenin Fiziksel Hastalıklarla İlişkisi

•       Öfkenin kalp hastalıkları gibi pek çok fiziksel hastalığın ilerlemesinde çok önemli etkilere sahip olduğu bilinmektedir.

–      Hem bastırılan hem de ifade edilen öfkenin, yüksek kan basıncı, kalp problemleri, ülser gibi psikosomatik sonuçları olacağı vurgulanmaktadır.

Öfkenin bastırılması, yüksek tansiyonu geliştiren bir faktörken, öfkenin bağırarak, müdahale ederek veya hızlı konuşma şeklindeki ifadeleri de kalp ritminde bozulmalara neden olmaktadır

Öfkelendiğimizde, fizyolojik tepkilerimiz neler olur?

•       Kasların gerilmesi artar

•       Kaşlar çatılır

•       Dişler gıcırdatılır

•       Ters ters bakılır

•       Yumruklar sıkılır

•       Yüz kızarır

•       Titreme hissi (el-ayak)

•       Uyuşma hissi

•       Tıkanma hissi (nefes almada zorluk)

•       Vücudun çeşitli bölgelerinde seyirmeler olması

•       Terleme

•       Kontrol kaybı

•       Sıcaklık hissi

•       Burundan soluma

•       Dudakları ısırmak

•       Beynin zonklaması

•       Baş ağrısı

•       Hareketlerin hızlanması

Öfkelendiğimizde,

 tepkilerimiz neler olur?

  • Zihinsel tepkiler:

–      Konsantrasyon bozukluğu

–      Düşük performans

–      Unutkanlık

–      Uykusuzluk

Dikkatsizlik

  • Davranışsal tepkiler:

  - alkolizm

  - sigara tiryakiliği

  - huzursuzluk

  - acelecilik

  - ilaç kullanımı

  -aşırı yemek yeme

Öfke kontrolü

•       Ama

–      İnsanlar ya da olaylar karşısında gösterdiğiniz içsel ve dışsal tepkilerinizi kontrol edebilirsiniz, onları yapıcı bir şekilde yönetebilirsiniz.

•       Psikologlara göre, öfkeli araç kullanmaya eğilimli olma ile saldırgan sürücülük davranışları birbirleriyle ilişkilidir.

•       Öfkeli sürücülük özelliği yüksek olan kişiler, trafikte daha fazla öfkeli durumlar yaşama deneyimine sahiptirler.

•       Trafikte yaşanan öfke duygusu, güvenli sürücülük yeteneklerini olumsuz yönde etkilemekte, tehlikeli davranışlara ve kural ihlallerine yol açabilmektedir.

•       Diğerlerine göre daha çabuk ve daha fazla öfkelenen sürücülerin direksiyon hâkimiyeti bozulur, dikkat dağılır, kural ihlalleri artar, sabırsızlık ve tahammülsüzlük artar ve sonuç olarak kazaya karışma olasılığı artar.

•       Trafik ortamı, doğası gereği engellemelerle dolu bir ortamdır.

•       Çeşitli nedenlerle trafik tıkanır. Kurallar gereği özellikle şehiriçi trafiği dur-kalk şeklinde yürür.

Beden Dili

•       Trafikte seyir halindeyken sürücünün yaptığı hata sebebi ile beden dilini (el, kol hareketleri gibi) kullanarak, diğer sürücülerden özür dilemesi, trafikte ne gibi olumlu sonuçlar doğurabilmektedir?

•        Beden dili, sözlü iletişimden daha inandırıcıdır. Ayrıca beden dili önemlidir.

•       Çünkü bir iletinin %7’si sözel iletişim (sözcükler), %38’si ses (yükseklik, ton, ritim vb.), %55’i beden hareketlerinden (çoğunlukla yüz ifadeleri) oluşmaktadır.

•       Sözel olmayan ipuçları dendiğinde kişilerarası mesafe, beden dili ve yüz ifadelerinin yanı sıra jestler yani el hareketleri ile konuşma, mimikler, giyiniş tarzı ve söyleyiş tarzı da belirtilmektedir.

•       Trafik ortamında diğer yol kullanıcıları ile iletişim sırasında sürücü hem aracını hem de beden dilini kullanır.

•       Korna çalmak, yakın takip araç kullanmak, aracını kullanarak yapılan iletişim biçimlerine verilebilecek örnekler iken, diğer sürücü ya da yayaya el-kol işaretleri ile çabuk geçmesini ifade etmek de beden dilini kullanmaya örnek olarak verilebilir.

•       Bir trafik kazasında diğer tarafla iletişim halindeyken kişinin beden diline dikkat etmesi önemlidir.

•       Sözler olumlu olabilir ancak kişinin kullandığı beden dili kavgaya davet çıkarmamalı, sakinleştirici olmalıdır.

•       Haklı ya da haksız olma trafik zabıtasının karar vereceği bir durumdur.

•       Bir kaza durumunda taraflar, psikolojik olarak, savunma durumuna geçme ve diğerini suçlama eğilimi içindedirler.

•        Bu ruh hali, beden diline yansır ve diğer taraf da aynı durumda olacağı için olumsuz olayların, kavgaların meydana gelmesi kaçınılmaz bir hal alabilir.

•       Olayları daha da zor bir hale getirmemek için ve trafik güvenliğini gözetmek açısından kişinin diğer tarafa haklı ya da haksız olmasından bağımsız olarak saygı duyduğunu, varlığını gördüğünü ve kabul ettiğini ifade eden beden dili ile yaklaşması trafik adabı açısından istenilen durumdur.

Konuşma Üslubu

•       Trafikte konuşma üslubumuzu yumuşatarak, karşımızdakine hitap etmek,

•       bize ve trafiğin akışına nasıl bir fayda sağlamaktadır?

•       Kişinin konuşma üslubu bazen sözlerinden daha çok önem taşır.

•       İletişim sırasında mesajın ne olduğu kadar nasıl söylendiği de önemlidir.

•       Başka bir deyişle, sözler olumlu olabilir ama söyleme tarzı olumsuz ise kişinin aklında sözler değil söyleyiş biçimi kalır ve ona göre karşılık verir.

•       Konuşurken kişilerin yüzüne bakarak, tebessüm etmek karşımızdakinin sert duruşunu yumuşatacaktır.

•       Sonuç olarak, beden dili ve konuşma üslubu kuralları açısından olumlu bir trafik adabı sahibi olmak güvenli sürücülük açısından önem taşımaktadır.

•       Beden dili ve konuşma üslubu da dikkate alınarak, trafik adabı açısından başarılı iletişim kurma becerilerinizi geliştiriniz.

Trafik Denetim Görevlileri ile İletişim

•       Bir sürücü, trafikte çeşitli nedenlerle trafik zabıtası ile iletişim kurmak durumundadır.

•       Trafik denetim görevlileri, ilgili yasal düzenlemeler kapsamında görevlerini yapmaktadırlar.

•       Dolayısıyla bir sürücü herhangi bir durumda trafik zabıtası ile iletişim kurarken, bunu aklından çıkarmamalı ve trafik adabı açısından iletişim kurallarına özen göstermelidir.

•       İletişim, mesaj alışverişi, bilgi aktarımıdır.

•       Etkili, başarılı iletişim demek başkalarını suçlamak yerine hakça savaşım vermektir.

•       Etkili iletişim becerileri gelişmiş olan kişi etkin şekilde dinlemeyi bilir, akıl okumak yerine karşısındaki kişinin ne demek istediğini gözden geçirir.

•       Karşısındaki kişiye saygı duyar.

•       Saygı duymak o kişinin varlığını kabul etmek anlamına geldiği için iletişimi başarılı hale getirir.

•       Empati düzeyinin yüksek olması da başarılı iletişim için en önemli koşulların başında gelmektedir.

•       Bir sürücü, trafik denetim görevlileri ile başarılı bir iletişim kurabilmek, kendini ifade edebilmek için etkili iletişim becerileri konusunda bilgi sahibi olmalıdır.

Trafikte HAK İHLALLERİ

Birey Hakkı (Diğer bireylere verilen zarar)

•       Sosyal hayatımızda kimseye zarar vermemeye ve kimsenin hakkını yememeye özen gösteririz.

•       Trafik hayatımızın bir parçası olduğuna göre aynı hassasiyeti trafik içinde de göstermemiz gereklidir.

Toplum Hakkı (Topluma verilen zarar)

Trafikte hatalı ve yanlış davranışlar kaza ile sonuçlanabilmektedir.

•       Trafik kazası kişisel olarak can ve mal kaybına sebep olduğu gibi toplumsal zararları da çok büyüktür.

•       Bir kaza bir veya birçok kimsenin ölümüne neden olabilir.

•       Bu ölümler ailelerin yıkımına, kaybolmasına sebep olabilir.

•       Ailelerin yok olması ve dağılması sağlıklı bir toplumun bozulması demektir.

•       Sağlıksız bir toplum, sağlıksız bir millet’ sağlıksız bir devlet demektir.

•       Trafik kazası geçiren kişiler, canlarına bir zarar gelmese bile psikolojik olarak zarar görürler.

•       Kişilerin bu bozuk psikolojileri ailelerine ve topluma olumsuz yansır.

•       Psikolojik etkilerin verdiği güvensizlikler, bilhassa gençlerde sigaraya eğilim alkol ve uyuşturucu gibi aileyi sosyoekonomik açıdan sıkıntılara sürükleyecek olayları tetiklemektedir.

•       Yine psikolojik etkiler, bireyin yaşam kalitesini düşürmekte, içine kapanık bir benlik ortaya çıkararak çevresiyle ilişkilerini azaltmaktadır.

Yaşam Hakkı (Bireyin kendisine verdiği zarar)

•       Yaşama hakkı; önce insanın fiziksel-biyolojik varlığının arızasız olarak sürdürebilmesi için gerekli olan bir sağlık ve bütünlük içinde doğması, sonra insanın varlığının moral-kültürel gelişim olanaklarına sahip olarak sürdürülebilmesidir.

•       Sürücülerin başkalarının yaşama haklarını tehlikeye atacak davranışlardan uzak durmaları gerektiği gibi kendi yaşama hakkını da tehlikeye atacak davranış içinde bulunmaması gerekir.

•       Yaşama hakkı, en temel haktır.

•       Diğer tüm hakların kullanımı ve varlığı bu hakka bağlıdır.

•       Bu yönüyle yaşama hakkı mutlak bir haktır.

•       Kişi maddi ve manevi olarak birçok zorluk ve fedakârlıklarla yetişkin hale gelmektedir.

•       Kişinin yetişkin hale gelmesinde birçok kişinin emeği vardır.

•       Bu sebeple sürücülerin trafik içinde yanlış ve tehlikeli hareketler yaparak kendilerine zarar verme riskini göze almaya hakları yoktur.

Çevre Hakkı (Çevre ve doğaya verilen zarar)

•       Günümüzde çevre sorunları son yıllarda giderek artış göstermektedir.

•       Bu sorunların sonucunda, mevsimler değişmekte, buzullar erimekte,  soluduğumuz hava zehirle yüklenmekte, kulaklarımız, gözlerimiz ve beynimiz; gürültü beton ve metal kirliliği ile dolmaktadır.

•       Karayolu ulaşım sistemlerinin çevreye ve insana verdikleri zararlar farklı boyutlarda ve farklı özelliklerdedir.

•        Çevreye en zararlı karayolu ulaşım sistemi ise özel araçtır.

•       Enerji tüketimi, atık maddesi ve gürültü kirliliği en fazla, kapasitesi ise en düşük ulaşım sistemi özel araçtır.

•       Bu nedenle özellikle kent içinde zorunlu olmadıkça özel araç yerine alternatif ulaşım türleri (toplutaşım, bisiklet, yaya) kullanılmalıdır

Çevre Hakkı (Çevre ve doğaya verilen zarar)

•                      Karayolu trafik kazalarının kişiye, topluma ve kamuya verdiği zararların yanında çevreye de büyük zararları bulunmaktadır. Bu zararların başlıcaları aşağıda özetlenmiştir.

•       Orta refüjlere ve yol kenarlarına dikilen ağaçlar zarar görmektedir.

•       Bilhassa yakıt, kimyasal madde, tıbbi atık vs. yüklü araçların yaptığı kazalar neticesinde çevre büyük ekolojik zarar görmektedir.

•       Trafo, elektrik direğine çarpma gibi durumlarda kesintiler yaşanmaktadır.

•       Köprü, tünel gibi noktalarda yaşanan kazalarda ulaşım aksamaktadır.

 

TRAFİKTE DİĞERLERİNİN

SÜRÜCÜ DAVRANIŞLARINA ETKİSİ

•       İnsan toplum içinde yaşayan sosyal bir varlıktır.

•       Kişinin günlük hayatında yapmış olduğu birçok rutin aktivitede de davranış şeklini sosyal çevresi şekillendirir.

•       Sürücüler trafikte toplu olarak araç kullandıklarından toplumsal belleğin de etkisi altındadırlar.         Ortamda, sizi izleyen kişinin varlığı ya da yokluğu farklı davranmanıza neden olur.

•       Bununla ilgili en eski deneyi Triplett, 1897 yılında yapmıştır.

•       Araştırmacı, bir yarışmada bisiklet yarışçılarının, başkaları tarafından izlendiklerinde hızlarını arttırdıklarını bulmuştur.

•       Başkalarının etkisi ile davranışlarımız yalnız olduğumuzdan daha farklı olabilir.

•       Yalnızken emniyet kemeri takan bir genç sürücü, yanında yaşıtı olduğunda onun olumsuz etkisiyle emniyet kemerini takmayabilir.

                Trafik içinde tüm kurallara uyarak araç süren bir sürücü bile, trafikteki diğer araçlara farkında olmayarak ya da farkında olmasına rağmen direnç gösteremeyerek, uyum sağlayıp kural ihlali yapabilir.